Türk dizileri ülkeye döviz ve aynı zamanda turist kazandırıyor

“Her Proje Beni Yeni Bir Coğrafyayla Buluşturdu”
Murat Serezli, üniversite öğrencilerinin en çok ödüle layık gördüğü oyuncular arasında adeta zirveye yerleşti! İstanbul Aydın Üniversitesi’nin düzenlediği 17. İletişim Ödülleri’nde, 50 bin öğrencinin oylarıyla “En İyi Erkek Oyuncu” seçilen usta oyuncu, üniversitelerden aldığı ödüllerle kariyerinde önemli bir başarıya daha imza attı.
Aldığı ödülün kendisi için büyük bir anlam taşıdığını vurgulayan Serezli, duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Üniversite öğrencilerinin oylarıyla verilen bir ödülün benim için kıymeti çok başka. Çünkü onlar yarını, çağdaşlığı, dinamizmi, yeni espri anlayışlarını ve yeni beğeni nüvelerini temsil ediyor. Çeyrek asırdır sanat üreten biri olarak bugünün gençleri tarafından takdir edilmek benim için olağanüstü değerli.”
“Ödül Veriyor Olsaydım, En İyi Oyuncu Annem ve Babam Olurdu”
50 bine yakın öğrencinin verdiği oylarla ödüle layık görülen ünlü oyuncu, gazetecilerin “Öğrencilik yıllarınızda siz kime ödül verirdiniz?” sorusuna “O yıllarda ödül verme şansım olsaydı, ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü babam Metin Serezli’ye, ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü de annem Nevra Serezli’ye verirdim.” diyerek hem esprili hem de duygusal bir yanıtla ailesine olan hayranlığını dile getirdi.
Yeni Projeleriyle Gündemde
Sinemada da iddialı projelerle yoluna devam eden Murat Serezli, Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Bir Adam Yaratmak’ eserinin film uyarlamasında yer aldığını belirterek, filmin yabancı festivallerde gösterimle başlayacağını açıkladı. Ayrıca 28 Mart’ta vizyona girecek ‘Bağlantı Hatası’ adlı sinema filminde akran zorbalığına dikkat çektiklerini söyledi.
“Dizi Sektörü, Türkiye’nin Tanıtımına Büyük Katkı Sağlıyor”
“Türk Dizileri, Ülkeye Döviz ve Aynı Zamanda Turist Kazandırıyor
Türk dizilerinin uluslararası başarısına da değinen Serezli, “Muhteşem Yüzyıl’la başlayan dizi ihracatımız, ülkeye ciddi döviz getirisi sağlarken turizme de büyük katkı sundu. Dizileri izleyen yabancı seyirciler, Türkiye’ye gelip çekim mekanlarını görmek istiyor” dedi.
Dizi sektörünün “bacasız sanayi” olarak Türkiye’ye büyük avantaj sağladığını vurgulayan deneyimli oyuncu, oynadığı projelere göre değişen hayran kitlesine de dikkat çekti:
“Savaşçı döneminde Türk Cumhuriyetleri’nde yoğun bir ilgi vardı. Kuruluş Osman ile Arap ülkelerinde geniş bir kitleye ulaştık. Şimdi ise ‘Leyla’ ile Güney Amerika ve Avrupa’dan mesajlar alıyorum.”
"Türk Oyunculuğu Daha Doğal ve Samimi Hale Geldi"
Türk oyuncuların yeteneğini övgüyle anlatan Serezli, “Haftada 150 dakikalık dizi üreten bir sektörde, oyuncularımızın sadece bir prova ardından kayıtla harika performanslar sergilemesi inanılmaz. Üstelik 20 yıl öncesine göre çok daha doğal ve samimi bir oyunculuk tarzı görüyoruz” diyerek sektörün gelişimine dikkat çekti.